<BGSOUND src=\"http://www.varis-tedavisi.org/wp-content/uploads/2011/10/varis.wma\" loop=infinite>

07 Şubat 2010 için Arşiv

HER TÜRLÜ VARİS TEDAVİSİ

Varisler, damarların 3mm üzerinde genişlemiş olan damarların son halidir.  Bundan daha küçük boyutta yaşanan genişlemeler daha çok kılcal damar rahatsızlığını gösterir. Kadınlarda daha yoğun olarak görülen varis sorunu ilk başlarda estetik bir problem olarak görülerek  tedavi çözümleri arama yoluna gidilir. Ancak belirli bir süre sonunda eğer hala tedaviye başlanmamışsa ve sorun giderek büyümekteyse kişi estetik sorunlar bir kenara yaşadığı ağrı ve sancılar sebebiyle tedavi arama yoluna gider. Tedavi geciktirilmeye devam edildikçe de ağrılar ve acılar artış göstermeye devam eder.

Her türlü varis tedavisi mevcuttur. Uzun yıllardır karşılaşılan bir sorun daha doğrusu bir rahatsızlık olduğu için tedavileri birçok rahatsızlığın tedavisine kıyasla sayıca fazladır. Ancak varis tedavileri hakkında halk arasında yanlış bilinen bazı bilgiler vardır. Örneğin varis zamanında tedavi edilmesse ölüme kadar sebep olabilir bilgisi yanlış bilinen bilgilerdendir. Ayrıca varisin ilaçla tedavisinin olabileceği de bu yanlışlardan biridir. Evet varisin her türlü tedavisi tıpta mevcuttur ancak ne yazık ki ilaçla tedavi bunlardan biri değildir. Şu ana kadar oluşmuş ve ilerlemiş olan varislerin yokolmasını sağlayacak herhangi bir ilaç yoktur. Varisi bulunan hastalarda eğer ilaç tedavisi uygulanıyorsa, bu hastanın acısın hafifletmek amacıyla uygulanmaktadır. Ağrıyı hafiflettiği gibi şişlikleride indiren ilaçlar olduğu doğrudur. Hertürlü varis tedavisi olmasına rağmen riskli durumlarda kişi birkaç küçük önlem alarak varis oluşumunun önüne geçebilir. Örneğin ofiste geçirilen uzun bir günün ardında eve geldiğinizde bacaklarınızı uzatarak ayaklarınızı kalp seviyenizden yüksek bir düzeyde tutarak bacaklarınızı dinlendirmelisiniz. Eğer kilo fazlalığınız varsa yediklerinize biraz dikkat etmeli ya da düzenli beslenmeye başlamalısınız. Çünkü aşırı kilolu kişilerin bütün vücut ağırlığı bacakları üzerinde olur. Bu da olması gerekenden çok fazla baskının bacaklara uygulanması anlamına gelir. Böyle bir durumda varis oluşumu kaçınılmazdır. Bunun gibi küçük koruma yolları ağrılı bir dönem geçirmenizi engelleyebilir.

Eğer kişide varis oluşumu başladıysa bu sorun ağrılara ve sancılara yol açmadan önce doktor tarafından kontroller yapılmalı ve kişinin her türlü varis tedavisi seçeneği kişiye sunulmalıdır.

KALP VE DAMAR CERRAHİSİ

Son yıllarda her hastalığın tedavisinde yaşanan gelişmeler gibi kalp ve damar cerrahisinde de özellikel son 30 yılda büyük gelişmeler yaşanmıştır. Ve şu ana kadar insan sağlığını tehdit eden en büyük sağlık sorunlarından biri olduğuda bilinmektedir. Son yaşanan gelişmeler ve ilerlemeler ışığında bazen hastanın sağlık duruma göre kalp ve damarla ilgili sağlık sorunları olan kişilere bazen cerrahi dışında tedavi yöntemleriylede yaklaşılmaktadır. Ancak yine de uzun yıllardır yapılan araştırmaların sonuçlarına göre cerrahi her zaman en etkili tedavi yöntemi olmaya devam etmektedir.

Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde cerrahinin bir çözüm olması her zaman az da olsa tereddüt uyandırıcıdır. Sonuç olarak kalp insan vücudunun en önemli parçasıdırve bu anlamda cerrahi bir müdahale büyük bir risk alınması anlamına gelmektedir. Ancak en etkili tedavilerinde bu sayede yapıldığını bilmek gerekir. Bazen bu gibi sağlık sorunlarında tek çözüm cerrahi olabilmektedir. Ne yazık ki bazı hastalıklar sadece medikal tedavi uygulanılarak çözülememektedir. Cerrahi de tam olarak bu noktada devreye girer. Kalp ve damar cerrahisi uzman cerrahların uzun eğitimleri sonucu uygulanmaktadır. Bu derece büyük önem taşıyan operasyonların en uzman cerrahlar tarafından uygulanması her zaman en doğru seçenek olmuştur.

RADYO FREKANSI İLE VARİS TEDAVİSİ

Varis, sık yaşanan bir sağlık sorunu olduğu için hastalığın tedavileride oldukça fazladır. Radyo Frekansları kullanılarak uygulanılan tedavide bunlardan bir tanesidir. Lazerle uygulanan varis tedavilerinden sonra en çok dikkati çeken tedavi yöntemi ise radyo frekans dalgalari ile uygulanan tedavidir. Yapılan araştırmalar sonucu göstermiştir ki son üç yıldır yapılan takiplerde bu tedavi yöntemi sayesinde yüzde doksanların üzerinde başarı elde edilmiştir. Varis tedavisi için oldulça yüksek bir oran olan bu oranlar tedavinin başarısını göstermekte ve tercih e dilmesinin  sebeplerini  ortaya koymaktadır.

Bu tedavi yönteminde lokal anestezi kullanılarak ve radyofrekans kateterler yardımıyla ayaktan tedavi şeklinde varislerin tedavisi gerçekleştirilmektedir. Bu tedavi yöntemi özellikle 20 milimetreye kadar olan damarların tedavisinde kullanılmaktadır. Lokal anestezi yapılmasına rağmen iyileşme süresi oldukça kısadır ve kozmetik olarak olan başarısıda kanıtlanmıştır. Radyofrekansı ile uygulanan varis tedavilerinde lokal anestezi uygulanarak tedavi gerçekleştirildiği için kişinin hastanede kalması gerekmemektedir. Ayrıca tedavinin uygulama süreside oldukça kısadır. Bu süre hastanın varislerine göre farklılık gösterebilsede ortalama yarım saatten daha fazla bir zaman aralığında gerçekleşmemektedir.

Radyofrekansları sayesinde hastanın damarları kurutularak kapatıldığı için bu damarların yerine sağlıklı damarlar gelişmekte ve normal kan akışı sağlanmaktadır. Normal kan akışı sağlandığında varise bağlı tüm ağırlar ortadan kalkmakta ve kişi en kısa zamanda tamamen iyileşme göstermektedir. Tedaviden sonra hastanede kalması gerekmeyen hasta uygulamanın yapılmasından bir gün sonra normal aktivitelerine geri dönebilmektedir. Ayrıca cerrahi tedavi yöntemleri sonucunda olduğu gibi kişilerde morluk , şişlik ya da herhangi bir yara izine rastlanmamaktadır. Varis tedavisi bir çok tedavi yöntemini içermektedir. Son yıllarda uygulanma sıklığı açısından bir hayli tercih edilen bir yöntem olan radyo frekansı ile varis tedavisi şu ana kadar ki sağladığı sonuçlarla bir hayli başarılı olmuştur. Tercih edilmesinin en büyük sebeplerinden biri kısa sürede iyileşme sağlanması ve tedavi sonrasında günlük hayata dönüşün oldukça hızlı olmasıdır.

SCLEROTERAPİ İLE VARİS TEDAVİSİ

Özellikle kadınlarda sıklıkla görülen bir sağlık sorunu olan varisler, birçok tedavi yöntemiyle tedavi edilmektedir. Doğru tedavi yönteminin seçilmesi kişinin vereceği kararla ilgili olduğu gibi damarlarda yaşanan genişlemeye göre de karar verilebilmektedir. Özellikle spider adı verilen kılcal damarların genişlemelerinde en çok tercih edilen tedavi yöntemlerinden biri de scleroterapi ile varis tedavisidir. Scleroterapi tedavisinde genellikle tercih edilen damar genişlemeleri, daha küçük damarlarda yaşanan genişlemelerdir . Bu damarların tedavisinde çok daha başarılı bir tedavi uygulaması sağlanmaktadır. Daha geniş olan damarlarda yaşanan genişlemeler için aynı tedavi yöntemi uygulanabilse bile hasta da ağrı ve yara oluşumuna rastlanabilmektedir. Bu yüzden çok fazla tercih edildiği söylenemez.

Gerekli doktor kontrolleri yapıldıktan sonra eğer doktor tarafından hastanın bu tedavi yönetminin uygulanabilmesi için uygun olduğuna karar verilirse, Sclerozan ilaç bir iğne yardımıyla genişlemiş olan damara uygulanır. Bu ilacın etkisi küçük damarları tıkaması ve küçültmesiyle sınırlıdır. Bu işlemler hastanın durumuna göre bir kaç seans şeklinde uygulanmaya devam edilir. Her uygulamadan sonra baskılı bandaj uygulanır ve birkaç gün süreyle bu bandajların tutulması büyük önem taşır. Ortalama olarak 5 ile 7 gün arasında tutulması yeterli olacaktır. Varis tedavilerine hergün bir yenisi eklenmektedir ya da var olan tedaviler hergün yenilenmekte ve geliştirilmektedir. Cerrahi işlemler olmadan uygulanan bir tedavi yöntemi olan scleroterapi yöntemi uygulanması esnasında fazla acı vermemesi ve ameliyat izi bırakmaması açısından oldukça fazla tercih edilmektedir. Özellikle son yıllarda Avrupa ve Amerika ‘da sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Uygulanılan seansların miktarı dediğimi gibi hastanın durumuna bağlıdır. Ve her seans sonunda yaşanan gelişme ve iyileşme gözlenebilmektedir. Hamilelerde varise rastlanması sıklıkla görülen bir durumdur. Ancak bu tedavinin hamile kişilere uygulanması çok uygun bulunmamaktadır.  Ancak hamilelik döneminin bitmesinden 3 ay sonra doktor kontrolü ile bir seans belirlenebilir. Ayrıca bir diğer önemli nokta ise seanslar arasında en az 1 ay bırakılması gerektiğidir.